3 Eylül 2016 Cumartesi

Mutfak Dolabını Folyo İle Kaplama ''1.AŞAMA''

 Merhaba!

^-^

Evlenmeden önce söz verdiğim yazıyı malum hazırlık sürecinden dolayı henüz yazabiliyorum.

Karşınızda evli bir bağğğyan var efeniim.

:)

Tebrikleri duyabiliyorum.
Teşekkürler.

^-^

Şimdi gelelim yazımıza.



(mutfağın öncesi ve sonrası.
Bu arada mutfağın fayansları da yeni. yani ilk fayanslarım böyle değildi.
geniş açıdan fotoğrafı yok ama aşağıya hemen bir parça eski fayanslarımın resmini ekliyorum.)



(Şimdi devam edebiliriz.)

İki aşamalı bir detay yazısı olacak.

Şöyle ki ben dolapta hem folyo hem boya kullandım.

Bu ikisini birbirinden ayırarak 1. aşama ve 2. aşama olarak paylaşmayı planlıyorum.

Bu 1. aşama yazısı, yani folyo kaplama kısmı olacak.

Öncelikle folyoyu yapışkanlı kağıtlardan ayırdetmenizi rica ediyorum.

Çünkü yapışkanlı kağıtlar suda erir, bozulur.

Ama folyoyu plastik gibi düşünebiliriz.

Silinebilir bir yapıdadır.

Çamaşır suyu ile sildiğini bozulmadığını söyleyenleri okudum.

Ben de yüzey temizleyici ile sildim.

Hiç bir şey olmadı.

Tabi suyla da sildim.Sonuç: bir değişiklik yok.

Bozulmuyor.

Değişime başlamak istiyorsanız şunları soruyorum size: 

Sabırlı mısınız?

Vaktiniz var mı?

Çat kapı gelen misafiriniz var mı? 
(Varsa ya hiç bulaşmayın, ya da misafirin göremeyeceği bir ortamda kaplamayı yapın.)

Bir de yalnız değilsiniz umarım?

Tüm bu soruları olumlu şekilde yanıtlıyorsanız  değişime hazırsınız demektir.

Ben Renklendir hayatını instagram sayfasından sipariş verdim.

Benim de tereddütlerim vardı.

Acaba yapıştırabilir miyim?

Becerebilir miyim?

Ama komple değiştirmektense dolapları kaplamak daha hesaplı olacaktı.

Ölçüyü aldım ve yaklaşık olarak sipariş verdim.

Fazladan en az 1 metre daha sipariş verin.

İnsanız sonuçta.Hata yapılabiliyor.

Spreyli bir kutuya su doldurabilirsiniz. Bu su ile folyoyu yapıştırmak işinizi kolaylaştırabilir.

Öncelikle kapakları yerinden çıkartın.

Çıkarırsanız daha rahat yaparsınız.

Yapım aşamasına ait videoları hem https://www.instagram.com/renklendirhayatini/
bu adreste hem de http://www.hayatinirenklendir.com/ bu adreste bulabilirsiniz.

Ben buradaki videoları izleyerek yaptım.

İki kişi olmak işinizi kolaylaştırıyor.

Biri folyonun ucunu tutarken siz de bir havlu yardımıyla silerek yapıştırabilirsiniz.


Sehpanın üzerinde çalıştım ben.



Dolapların içi farklı renkteyse ya kenarlarını düzgün kesin, ya da içini de kaplayın.

Ben iç kısmını da daha ucuz bir marka folyo ile kapladım.

Ama size bir öneri vereyim:

İç kısmı gri renkte olan folyolar altındaki rengi belli etmiyor.

Yani renklendir hayatını hesabındaki folyolar bu türde.Altlarını belli etmiyorlar.

Ucuza aldığımız folyo(gitti gidiyordan aldık) altını belli etti.
Bu nedenle dolabın iç kısımlarını onunla kapladık.

Gelelim ''dolap kapaklarının alt üst kısımlarda kalan köşe kısımları sonradan kalkıp açılır mı?''
sorusuna...




Bu konu beni tereddüt ettirdi.Ama nedenini söyleyeyim hemen.

Sanırım düzgün kesmediğim için kenarlarında ufacık hatalar yaptığım için bu endişeyi yaşadım.

Çakmak yardımıyla köşeleri karartmadan eriterek sağlamlaştırdık.

Çakmağı sadece köşelere tutun.



Diğer hava kabarcıkları için saç kurutması kullanabilirsiniz.

Saç kurutma makinesi folyoyu eritmeden hava kabarcıklarından kurtulmanızı sağlıyor.

Benim kaplama işlemi bir kaç hafta sürdü. Çünkü hata yaptım.Tekrar sipariş verdim falan filan.

Normalde iki akşam içerisinde bitebilirdi.

(İşten sonra yatıncaya kadar uğraşarak)

Vaktiniz ve sabrınız varsa tereddüt etmeyin derim.

İç kısımlarını görmezlerse kimse ayırdedemiyo dolapları.

Folyo olduğuna şaşırıyorlar.

Folyonun basit bir görüntüsü yok.



Ben parlak beyaz kullandım.Ama renk seçeneği olabildiğince fazla.

Şimdi tuvalet lavabosunun oradaki fayansları da kaplamayı düşünüyorum.

''Dolapta ince detaylar girinti ve çıkıntılar var onları nasıl kaplayacağım?''

diyorsanız eğer o da kolay.

Gerdirerek yapabilirsiniz.

Ama yok ben yapamam  derseniz benim gibi boyayabilirsiniz.

(Dışardaki raflarını ve iç kısımlardaki şerit şeklindeki geçişler boya)



Boyama ile ilgili tüm detayları ve görselleri 2. aşama yazısında bulabileceksiniz.



Bunun için bir kaç gün sonra blogu kontrol etmeyi unutmayın.

Ya da instagram adresimden beni takip edebilirsiniz.

https://www.instagram.com/aslievieviblog/

Diğer yazılarda görüşmek üzere.

^-^

aeo











Devamını oku ...

9 Ağustos 2016 Salı

Yamuna Clothes Korse Deneyimim

Merhaba!

İki aydır deneyimlediğim ve yoğunluğumdan  dolayı yazısını bir türlü paylaşamadığım 

Yamuna clothes korse hakkındaki düşüncelerimi sonunda paylaşıyorum.



Öncelikle şunu söyleyeyim araştırarak almadım ben.

Bir blogger arkadaşta görerek aniden karar verdim.

(Adını hatırlayınca yazıma eklerim)

O dönem şiddetli bel ağrıları çekiyordum.

Ağır kaldırdığımda hemen tutulan bir yapım var.

Ve yaklaşan bir düğünüm vardı.

Blogger arkadaşın incelmesini görerek karar verdim ve sipariş ettim.

Ben havale ile aldım.

Öyle daha uyguna geliyor.

İlk ölçülerim bel 74 göbek 85 ti.

S beden korsem bi kaç gün içinde elimde oldu.

İlk takmaya çalıştığımda eyvah dedim ben buna sığamayacağım. Çok dar geldi gözüme.

Ikına sıkıla zorla sığdım içine.

Korseyi giydiğimde normal ölçülerimle 2 santim fark oldu.

Günlük 6 saat giyilmesi yeterli oluyormuş.

Ben ilk gün 2 saat taktım.

Sonraki gün  sabah 8den akşam 5e kadar taktım.

3. gün ise artık sabah 8den akşam 10'a kadar dayanabilecek haldeydim.

İlk gün rahatsız oldum taktığımda.

Ama okuduğum yorumlarda alışılacağı yazıyordu.

Öyle de oldu.

Dayanılmayacak gibi bir hissi hiç bir zaman olmadı.

Şimdi taktığımda ise sadece dar esnek bir kıyafet giymiş hissi oluyor.

İlk haftamı tamamladığımda 2. seviyeye geçtim.

İkinci hafta sonunda ise 3. seviyeye yani en dar halinde kullanmaya başladım.

İki ay boyunca düzenli şekilde aksatmadan her gün taktım.

İki hafta kadar hiç kullanmadım.

Korseyi taktığım süreçte tamamen biten bel ağrılarım korseyi çıkardığım süreçte hiç olmadı.

Özellikle ağır bir iş yapacağımda belime destek olsun diye kullanmaya dikkat ediyorum.

Şu anki ölçülerim bel: 67 göbek çevresi:77


Bence sonuç harika.

Bel oyuntusu oluştu, bel ağrıları azaldı hatta bitti, simitler ve göbek bayaaaa bi azaldı.

Çevremdekiler için 3. korsemizi sipariş ettik bile.

Konuyla ilgili ayrıca merak ettikleriniz varsa yorum bırakabilirsiniz.

Mail atabilirsiniz.

Veya instagramdan takip ederek dm aracılığıyla sorularınızı iletebilirsiniz.

Dip not: diyet ve spor yapmadım.

Bundan sonraki yazı mutfak yenilemeyle ilgili olacak.

Takipte kalın..


^-^

aeo



Devamını oku ...

7 Ağustos 2016 Pazar

Yves Rocher’de Harika Kampanyalar

Merhaba

^-^
Bu seferki konuğumuz Yves Rocher.


En sevdiğim ürünlerin markası Yves Rocher birçok üründe yaptığı kampanyalarla bizleri mutlu etmeye devam ediyor. 

Kaliteli bir marka, kullanmaya başladığınızda ona ait tek bir ürünü denemeniz yeterli. 

Sonra diğer ürünlerini de denemek için can atıyorsunuz. 

Ancak bazen ürünlerin fiyatları yüksek gelebiliyor. 

Yine de piyasadaki birçok markaya göre Yves Rocher ürünlerinin fiyatlandırılmaları çok uygun. 

Üstelik şimdi bir de indirimde!

Bu markanın müdavimi olarak en son çıkan ürünlerinin  hepsini hemen hemen denemeye çalışıyorum. 

İştah açan aromalar yeni banyo serisi de yeni denediğim seri arasında yer alıyor. 

Son zamanlarda yaptığınız alışverişlerde vanilyalı duş jelini deneme imkanı bulabilirsiniz.

Hepsinin harika kokuları var.

 Meyve aromalarıyla hazırlanmış duş jelleri adeta cildinizi besliyor. 

Bir meyvenin tadına varmak için onu yemeye ihtiyacınız olmadığını Yves Rocher’in iştah açan aromalar yeni banyo serisini denediğinizde anlıyorsunuz. 

Vücudunuza değdiği anda o mis kokuları hücrelerinize kadar işliyor. 

Cildiniz hem nemleniyor hem temizleniyor hem de besleniyor. 

Sanırım buna biraz kendini şımartmak da denebilir.

Hindistan cevizi aroması şampuanda bile vazgeçemediğim kokular arasındadır. 

Ancak Yves Rocher’in diğer limonlu, böğürtlenli aromalı banyo serilerini de görünce hangisini alacağımı bilemedim. 

Asla vazgeçmem dediğim Hindistan cevizi aromasına alternatif olarak şimdi bu yeni kokular, yeni aromalar da eklendi. 


Bazıları da duş jeli değil, sabun kullanmayı tercih eder. 

Aradığınız kokunun sabunu olması kadar güzel bir durum yok sanırım. 

Üstelik bu sabunları günlük cilt temizliğiniz için de rahatça kullanabilirsiniz. 

Ellerinizi her yıkadığınızda sabunların iştah açan aroması gün boyunca ellerinizde kalıyor.

Cildi ekstra nemlendirmek ve şımartmak isteyenler için de banyo sütleri olmazsa olmazlar arasında yer alıyor. 

Ben de kendini şımartmayı sevenlerdenim ve bu banyo sütleri ile cildinizin inanılmaz bir rahatlamaya kavuştuğunu söyleyebilirim.

 Stresli günlerin üstüne yaptığınız bir banyonun rahatlatıcı olması gerekir. 

Yves Rocher de bunu sağlıyor. 


Ancak gün içerisinde cildinize zarar verecek, geçen zamanla sizin için savaşacak ne var? 

Tabii ki yine Yves Rocher’in cildinizi hem güneş ışınlarından hem de yaşlanmaktan koruyan ürünleri. 

Aynı anda birçok işi yapıyor, bu sayede çantanızda ekstradan kremler taşımak zorunda kalmıyorsunuz.


Sağlıkla kalın.

^-^

aeo


Devamını oku ...

27 Temmuz 2016 Çarşamba

TAKİP ETMEYE DEĞER BİR SİTE 'ELLE'

Merhabalar!

^-^

Bu yıl Haziran ve Temmuz neredeyse 3er yıl sürerken, Ağustos ayı su gibi gelip geçti.

Eylül kapımıza dayandı.

Eylül demek yeni sezon demek.

Eylül, moda demek.


Bu sene giyeceklerimize yön verecek olan defilelerin başlamasına çok az zaman kaldı.

Modayı sıkı takip edenlere önerebileceğim bir adres var.

Elle dergisi çoğu konuda başarılı yazarları bir araya toplamış.


Örneğin ufak bir sır vereyim:

Yüksek topuklar geri dönüyor.

Spor ayakkabıya alışmışlar olarak buna nasıl tepki verebileceğimiz malum ama ''Kim yüksekten bakmak istemez ki?!''

Siteden dergiyle ilgili çoğu görsel ve yazıya ulaşabiliyorsunuz.

Ayrıca çoğumuzu ilgilendiren makyaj tüyoları, astronomi, özel hayat konulu yazılar da dikkat çekici doğrusu.

Siteyi incelediğinizde büyük olasılık  siz de benim gibi not alacaksınız.

Mesela doğru makyaj tüyoları veren instagram hesapları.


Sıkı bir astronomi tutkunuysanız da Pınar Atmaca'nın sizin için yaptığı yorumlara bakabilirsiniz.
  


Elle Dergisinin internet sitesi uzun zamandır takip ettiğim güvenilir kaynaklardan bir tanesi.

Birden fazla farklı konulardaki yazı başlıklarını bir araya toplayan ender sitelerden.

Diğer bir yazımda görüşmek üzere.

^-^

aeo



Devamını oku ...

25 Haziran 2016 Cumartesi

OBAGI ÜRÜNLERİNİ KULLANIMIM HAKKINDA

Merhabalar.

^-^

Bir çok arkadaş bu yorumlarimi bekliyordu.

 Uzun uzun dusuncelerimi yazacagim.

  Surekli dm den msjlar aliyordum obagi ürünleriyle ilgili.

Gercekten deger mi? İse yaradi mi? Niye yorum yapmiyorsun?

Öncelikle ben sadece 1gün kullanip "A aaaa butun sivilceler izler hepsi puuuuf olmus yok olmuslar" diyemezdim.

Kullanmaya basladigimin ertesi gunu bile ise yaradi mi diyenler oldu😂😂 gülüyorum kusura bakmayin ama yani bir gunde receteli bir tedaviden sonuc alamazdim.

Evet receteli.

Ben @melissimasuadiye den watsaptan konusarak kendime uygun urunleri aldim.

Ama doktorlardan yazanlar da varmis.

internet arastirmam sonucu ogrendim.

Ben 3aydir kullaniyorum.

gelelim benim meseleme.

İltihapli sivilceler. En bolundan siyah noktalar. Acik ve surekli dolmaya musait gozenekler.

 Sivilcelerim icin cildiyeye gitmek disinda her seyi yapmistim.cunku sivilce icin verilen antibiyotikleri vucudumun kaldirabilecegini dusunmuyordum.

 Bu ozel bir mesele.bunu gecelim.

 roauqutan miydi o ilac bana zaten yazilamazdi.

ve benim icin cildiyeye gitmek korkunc bir durumdu.

 Baya uzattim sanirim ama.

her neyse.

@melissimasuadiye yi uzun zamandir takip ediyordum sonuclar superdi.ben de cesaretlenip msj attm.

Gerekli urunleri recetelediler.

kullanmaya basladim.

Bu 3 ayda ne oldu?


5gun onceki son durumum şu sekildeydi:

 Bastaki kan iltihapli sivilcelerim artik yok diyebilirm.ama ufak ufak sivilcelerim hala cikiyorlar. 

Gozeneklerim daha temiz ve daha siki durumdalar.siyah noktalarim azaldi.

Evet 5gun once bunlari soyluyordum.

 Benim daha hizli iyilesmeye ihtiyacim vardi

.Ve acaba ise yaramayacak miki bende? Diye ben de sorar olmustum.

 Ben de bi an evel bitsin istiyordum cunku.

 Zaman daraliyordu. 

Cildiyeye gittim.
Cildiye doktorum daha onceden sigil tedavim icin gittigim doktorum.
ve guveniyorum kendisine.
durumu anlattim.

bana ozel bir kur yazacagini anlatti.
Bir suru krem ve hap verdi.

Bi gun iki kremi karistirip surup yatiyorum.ertesi gun digerini.
bir ay sonra yine gel ddi.

Ve bu 5gunde yeni sivilcem cikmadigi icin iyilesme hizlandi.

Doktoruma obagi urunlerini de gosterdim.
kullanmaya devam edebilirsin dedi.
Tedavime uygun urunler oldugunu soyledi.

Doktorumla sureci hizlandirmis olduk.

herkesin cildinin farkli bir sureci var.

kendi surecinize hazirsaniz bence obagi ile tanismak icin beklemeyin. 

Sanirim bu sivilcelerden kurtuldugumda da devamli kullanacagim iki urunu var. 

Biri gunes kremi.biri gunluk temizleyicisi.

İlerleyen zamanlarda resimle sonuç görseli de paylaşacağım.

Ve bu yazının devamı da olacak.

Buna sadece ön bilgilendirme diyelim.

İnstagramdan @aslievieviblog olarak beni takip edebilirsiniz.

Obagı ürünlerine de insatagramdan  https://www.instagram.com/melissimasuadiye/ den ulaşabilrsiniz.

Görüşmek üzere.

Aeo

^-^





Devamını oku ...

17 Mayıs 2016 Salı

Dekoratif saksı yapıyoruz!

Merhabalar!

^-^
Aslında Koçtaş, ikea gibi yapı marketlerde kolaylıkla bulunabilen çiçek saksılarından yapmaya ne dersiniz?!




Tanesinin (en ucuz) 10 tl olduğu yapay çiçekli  saksıları aslında yapmak çok kolay.

Herşey internetten 6lısını 7 liraya aldığım  minik seramik çerezliklerimin birkaçının kırık gelmesiyle başladı.

Severek almıştım.
 Geri göndermek de istemiyordum.
 5-6 liralık şeyler için kargo şubelerine gitmeyi gözüm yemiyor artık.

Ayrıca gelin çiçeğimi kendim yaptığım için, gelin çiçeği için aldığım ortancalardan kalanlar olmuştu.

Bu arada 1 ortanca demeti 20 lira civarında.

Daha fazlasını vermeyin sakın.

Kullanacağımız malzemeleri sayayım hemen:

-yapay çiçekler,yapraklar

-saksı veya saksı olarak kullanacağınız minik kaplar

-silikon

-silikon tabancası

-alçı

Öncelikle ben yapay ortanca kullandım.

Tercih size kalmış.

İster tek renk, ister cıvıl cıvıl.

Çerezliklerimin içine bir miktar alçı koydum ve kurumaya bıraktım.

Ben 1 gün beklettim.

Hızlı kuruyan kartonpiyer alçısı kullanırsanız o hemen 10 dakikada kuruyor.

Hatta daha kısa sürede.

Ortanca dallarını kestim.

Biraz da yaprak.
Silikon tabancası yardımıyla alçıyla doldurulmuş kaplarıma silikonladım.

Kurumaya bıraktım.

Ve taa taamm.



Nasıl olmuş?

Yorumlarınızı bekliyorum..

^-^



Devamını oku ...

9 Nisan 2016 Cumartesi

MERHABA BLOGUM, MERHABA YENİDEN

Merhabalar..

En son geçen sene temmuz ayında uğramışım bloga.

Hayatımdaki büyük adımlardan dolayı ufak bi ara vermekten bahsetmişim.

Daha bir sene olmamış bu yazdıklarımın üstünden geçen zaman dilimi.

Ama ben bu sürede dediğim gibi sizin için önemli olmasa da gerçekten kendim için bacağımı açıp da atmaya  korkacağım kadar büyük adımlar attım.


Mesela mezun oldum :

Geçen yıl(2015) 13 Haziran'da mezuniyet törenim vardı.

17 yıl sonunda hayata atıl diyen iç sesimi en yüksek duyduğum gündü mesela o gün.

Ben Sınıf Öğretmenliği mezunuyum Özellikle büyük yazdım ki benim için önemi büyük.

Ayrıca ''ay burayı yanlış yazmışsın'', ''o öyle yazılmaz böyle yazılır''cılar lütfen ilk ışıktan sağa dönüp hızla burayı terkediniz. 

Zira bu blogda bolca emek vardır. Ve o emek kimseye yedirtilmez.



Üniversite okurken, üniversitemizin ismi değiştirildi.
Ve böylece alın teriyle kazandığım üniversitenin tüm haklarından yasaların önünde mahrum bırakıldık. 

Yan dal yapma imkanımız falan hep elimizden alındı.

Ben tamamen kendi şehrimde okuyabilmek adına ikinci yıl da çalışıp sınıf öğretmenliği tercih ettim.

Genel olarak öğretmenlik sevdiğim bir meslek: burdan da yanlış şeyler çıkarılmasın lütfen.

Üniversite 2 sınıfta kafama koyduğum ''Özel Eğitim Öğretmenliği''ne okuduğum okulu bırakıp gitmek yemedi doğrusu.

Bir yerlerden duymuştum sertifika programı varmış, bir ay kursa gidip sertifika alıp özel çocukların öğretmeni olabiliyormuşsun.

İlk hedefim buydu.

Olmazsa okulu bitirip tekrar sınava hazırlanıp bölümüne gidecektim.


Okulu bu amaçla 
bitirdim.

Son senemde stajımda kaynaştırma öğrencileriyle çalışma imkanı sundular bize.

Bu benim büyük kapım oldu.

Buraya kadar okuduysanız ne mutlu..

Ufak bir kısmetinin nerde olacağı belli olmaz hikayesiyle birlikte şu anda çalıştığım kurumla görüştüm.

Yüreğim ağzımda bir şekilde Milli Eğitim, sertifika programına kabul etti beni.

Bunlar gerçekten önemli adımlardı benim için.

Ankara'da kursa gittim.

Hiç yurtta kalmayan ben, yurt deneyimini hiç sevmedim.

1ay yurtta kaldım.

Sınavımı olup Konya'ya gelip çalışmaya başladım.

Her iş gibi öğretmenlik de sınıfa girdikçe öğrenilen bir meslek .

Her neyse..


Diğer bir adımım :

Evleniyorum:)

4 ay sonra buralarda inşallah evli bir bayan dolanıyor olacak.

Yazacak çok şeyim birikti.

Bazılarını yazmak için geç kaldım.

Ama bundan sonra kafamda kalacağına yazıya dökmek istiyorum.

Bu arada beni ve blogumu yalnız bırakmayanlara teşekkür etmek istiyorum.

Her gün sanki yazı giriyormuşçasına blog trafiğim olmuş.

Merhaba blogum.

Merhaba yeniden..


Devamını oku ...

13 Temmuz 2015 Pazartesi

Hakkımda Bilmediğiniz 11 Şey

Merhabalar!

Bu tagle bloga küçük bir ceee ee yapmak istedim.

Beni bu tage etiketleyen sevgili Ebru ( www.ebrushk.com  )'ya çok teşekkür ederim.

Hayatımdaki büyük adımlarımdan dolayı bloga pek zaman ayıramaz oldum.

Hayatımı düzene soktuğum an tekrar sahalara dönmeyi planlıyorum.



Sevgili Ebru'nun bana sorduğu sorulara geçecek olursak:

1.En sevmediğin özelliğin?

Eveeet... Sinirlendiğimde gözlerim doluyor ve ağlıyorum. Özellikle birileriyle tartışırken bu durumu yaşamak çok sinir bozucu. Karşımdaki üzüldüğümü sanarak zevk alma acizliğinde bulunabiliyor bazen. Ama elimde değil ne yazıkki. Keşke aşabilsem bu durumu.


2.Takıntıların var mı? Varsa neler?

Odanın kapısı açıkken eğer bi de tek başımaysam uyuyamam. O kapı kapanacak. Bi kaç kez başkasıyla aynı odayı paylaşırken uyumak zorunda kaldım açıkken. Çok zordu benim için.
Kendi evim haricinde başka evde kalıyosam tek kulağımı kapatarak uyurum. Neden demeyin:) Bilmiyorum. :))


3.Yaptığın en çılgınca şey?

Hahahah. Bu soruyu eğer benim blogger olduğumu çevremdekiler bilmese yanıtlardım. Kendi ipimi kendi elimle çekemem:))


4.Sürekli anlatamadığın, ama hep anlatmak istediğin başarıların var mı?

Hobim benim başlı başına bir başarım. Polimer killerle uğraşmaya herhangi bir eğitim almadan ve henüz yaygınlaşmadan başlamıştım.  Tüm kazanımlarımı kendi deneyimlerimle edinmiş olmam büyük bir başarı bana göre.


5.Moralin bozukken kendini şenlendirmek için yaptığın bir şey var mı?

Ayna karşısında mezdeke:)) kimseye söylemeyin ama.


6.Bugün gelse dünyayı yakıp onunla kaçarım dediğin bir ünlü var mı?

Bu soruya da bir kahkaha atmak istiyorum. Hahahhaha :DDD
sessiz kalma hakkımı kullanıyorum.


7.Sana şans getirdiğini düşündüğün bir şey var mı?

Aslında öyle şeylere inanmam. Ama kendimi özel hissettiren hediyeleri üzerimde taşımayı severim. Sevdiklerimden bir parça yanımdaymış gibi oluyor böylece.


8.Hayalindeki meslek ve nedeni?

Moda tasarımcısı olmak benim çocuklum hayalimdi. Küçücükken bile tasarım defterlerim oldu ve bir süre sonra çizdiklerim gerçekten moda oldu. Harcanıyorum uleyn buralarda:))

9.Evde tek başına kaldığında yaptığın ve kimseye söylemediğin şey nedir?

youtubedan karaoke  parçaları açıp detone ola ola şarkıları söylemek:))

10.En sevdiğin film /ler ne?

50 ilk öpücük' te adamın kızın kalbini tekrar tekrar kazanmaya çalışması beni çok etkilemişti.

11. Kendine ne sorulmasını isterdin ve cevabın ne olurdu?

Soru: Ne zaman uyuyacaksın Aslı?!
cevap: Hemen şimdi. :))


Sorular bu kadar.

Lütfen yazınızın başında benim blogumun linkini vermeyi unutmayın!

Ben de aynı soruları linkini verdiğim arkadaşlarıma soruyorum.






Öperim! 

Sağlıcakla!

^-^

aeo







Devamını oku ...

20 Mart 2015 Cuma

2015 MEZUNİYET ELBİSELERİ-NE ALMALI? (ALIŞVERİŞ/elbise+ayakkabı)

Merhabalar!

Bende tatlı bir telaş bu aralar..

Öğrenciliğimin son senesi..

Mezuniyet telaşı...

Eminim birçok kişi hala ne giysem derdinde.

Öncelikle şunu söyleyeyim bol görselli uzun bir yazı olacak.

Sizin için seçtiğim elbiseleri linkleriyle birlikte tüm yazıya serpiştirdim.

O kadar çok ve güzel model vardı ki eleye eleye bu kadar seçeneğe zor indirdim.

Elbiselerin fiyatları 60-170 arası değişiyor.

Eğer buraya bıraktığım linkler çalışmıyorsa www.modagram.com.tr 
adresinden ''elbise'' kelimesini aratarak tüm modellere bakabilirsiniz.


Mayıs ayında bizim de bölüm balomuz olacak. 

Ve haliyle 
'' NE GİYSEM???!!!! ''
telaşını 1 aydır iliklerime kadar hissediyordum.

elbise için link

Öncelikle şehrimdeki abiye satan mağazaların olduğu yerde birkaç yere girdim.

Malum şubat-mart ayı sezon sonudur ve yeni sezon başlangıcıdır.

Eski sezondan tek tük kalan düzgün bir şeyler buldum ve geçirdim üstüme.

40 beden yazmasına rağmen bedeni olmadı. 

Ben 38'im bi de.

Abiyelerde en sevmediğim özellik budur.

Bedenler risklidir.

Üstelik denediğim parçalara peşin 180 taksit olursa 260 kadar yolu var diyorlardı.

Tek kalmış ürünler için bu fiyatları söylemek bence ölü soygunculuğudur.

Sonuçta dikişten kumaş kalitesinden az çok anlıyorum.

Denediğim parçaların hiç biri o fiyatları etmezdi.

Googleda aramalarım hep aynı yere çıkıyordu ''modagram''.




Şunu belirteyim:
 Bu yazıdan modagramın haberi yok.
Abiyemin faturası elimde mevcut.
Modagram ücretsiz yollamadı.
Kendim aldım yani.
Yada reklamını yapayım diye bir ücret ödemedi.

Kafası karışık olanlara seçenek oluşturmak için bu yazıyı hazırlamak istedim.

Beğendiğim bir abiyeyi sipariş ettim.

Bir tek 40 bedeni kalmıştı.

Dedim en kötü ya kalıbı  küçüktür tam olur. Ya da büyük gelir pens atar hallederim.

Nasıl olsa boyu da kısaltılacaktı.



Ayrıca mezuniyet kınasında giymek için de 30 liraya 38 beden kısa bir elbise seçtim.

20 lira kuponum ve kargo ücretsiz hakkım vardı.

Toplamda ikisine 165 tl ödedim.

Peşin fiyatına taksit imkanı da var sitede.

Ben 3 taksit yaptırdım.



iki gün içinde elime ulaştı.

Kargolama aşamasında bir sorun yaşamadım.

38 beden olan tam geldi.
40 beden olan ise bir beden büyük oldu.
Tadilat olarak pens atılacak boyu kısaltılacak.

Beden konusunda sıkıntı yaşayacağınızı düşünmüyorum.

Ama yaşarsanız da 15 günde iade seçeneği var.

İade edebilir yeni ürün seçebilirsiniz.



Mezuniyet balosunda şık olmak kadar, kendiniz olmanız, kendi tarzınızı yansıtmanız ve rahat olmanız önemli.

Rahattan kastım; bence çok dekolte kullanılmamalı.

Dekolteler yüzünden tüm geceniz zehir olabilir.

Şık olmak çok dekolte demek değildir.



Kendi tarzınıza uygun bir elbise seçimi yapmalısınız.

Fiziğinizi bilerek seçim yapmalısınız.

Kendimden örnek vereyim:

Benim genel özelliklerim:
-geniş omuzlar
-kısa ve kalın bel
-çıkık kaburgalar



İki parçadan oluşan bu kombine ulaşmak için tık tık.


O zaman tüm bu özelliklerimi düşünerek,

-omuzları kapalı
-alt tarafı bolaran balık bir model
-ön tarafında dekolte vermeyecek 

bir seçim yaptım.





Eğer geniş omuzlarınız varsa askılı, sıfır kol ve straplez modellerden uzak durun.

Ben japon kol da denen omuzlarımı örtecek şekilde bir model seçtim.

Belimin kalınlığını gizlesin diye alt kısmı geniş bir model seçtim.

Ve çıkı kaburgaları olanlar bilirler. Normalde dekolte verdirmeyecek modellerde bile dekolte verirsiniz az da olsa.

Bu nedenle önü daha kapalı modeller arasından seçim yaptım.


Herkes kendi fiziğini tanıyorsa seçim için elemelerinizi bu şekilde kolaylıkla yapabilirsiniz.

İnternetten alışverişte tecrübeli olduğumu düşündüğüm için de benim seçim yapmam gayet kolay oldu.


Gelelim renk konusuna.

Genellikle canlı renkler tercih edilmek isteniyor.

Seçeceğiniz elbiselerde göz yormayacak ufak esprilerin olması gerek.

Paylaştığım modellerde de genelde bu var.

Sade bir elbise ama ya yaka kısmında ya sırt kısmında bir hareketlilik var.

Bu da gece kulübünden fırlama görüntüsüne sahip olmanızı engeller.


Ayrıca mezuniyet balolarında ille uzun elbiseler giyilecek diye bir kaide yok.

Sırt dekoltesinin şekli, elbisedeki ışıltılar, elbisenin farklı kesimi...



Bunların hepsi o gecenin yıldızı olmanızı sağlayabilir.

Önemli olan kendinizi içinde rahat hissetmeniz.

İşte bu! diyebilmeniz.



Biliyorum çok uzun bir yazı oldu.

Son olarak ayakkabıdan bahsedip bitiriyorum hemen.


Ben ince topuk delisi bir insan olarak şunu söylemek istiyorum:

Eğer ayaklarınıza ağrı yapıyorsa zorlamayın giymek için.

Ben giyebilenleri tebrik ediyorum.


İki senedir ağrı yapmadan giyemiyorum.

Doktordan öğrendiğime göre halluks valgus rahatsızlığım varmış.

(Ayak baş parmağı kemiklerinin yanlış şekillenmesiyle oluşan çok ağrılı bir hastalık. Sonunda ameliyat olunması gerekiyor.)


Bu nedenle alternatif arayışına girdim.

AAAAA İNCE TOPUKLU GİYMEYECEK MİSİN???

diyenleri saygıyla selamlıyorum. Evet giymeyeceğim.

Normal ayakkabıyla ağrıyan ayaklarıma bu eziyeti çektirmeyeceğim.


İnce topuklularla rahat edemeyenlere önerim:

dolgu topuklar!

Mükemmel kurtarıcılar onlar.

Sizin için birkaç model seçtim.

Burdaki hemen hemen düz taban olan pembenin siyahını aldım kendime ben de.

Ayrıca bu sene kalın düz tabanlar iyice hayatımıza giriyor.


Toplumsal bir çağrı yaparak yazımı bitiriyorum:

Ayaklarımıza daha az eziyet edelim:)

not: Ayakkabılar CANZONE markasına aittir. Fiyatları 20-50 tl  arasındadır. Ben MARKAFONİ kampanyasından 30 tl ye aldım. İki gün içinde bakmak isteyenler için buraya link bırakıyorum.
Eğer kampanyası bitmişse de bir siteden birine kesin gelecektir.

Okuduğunuz için teşekkür ederim:)

^-^

aeo


















Devamını oku ...